Hareketli gündem Piyasalara rahat vermiyor




  • ARZU TOKTAY Köşe Yazıları
    • Köşe Yazısı
    • Okunma

    ARZU TOKTAY

    Türk Sermaye Piyasaları Moody’s etkisini üzerinden atmaya çalışırken artan FED faiz artırım beklentisi süreci zorlaştırıyor. Açıklanacak olan Amerikan tarım dışı istihdam verisinde ortalama beklenti 175 bin iken ücretlerde artışın yüzde 0,3 olarak gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Ücretlerde artış ileriye dönük enflasyonist etkisi ile Amerikan Merkez Bankası’nı faiz artırımına bir adım daha yaklaştırıyor. Yılın son toplantısında FED faiz artırırsa 2016 yılında tek faiz artırımı yapılmış olacak. 2017 ve 2018 de bankanın faiz artırımı konusunda yine ılımlı bir politika izleyeceği düşünülürse gelişen ülke ekonomilerinde baş edilemeyecek bir sarsıntı beklemiyoruz. Öte yanda Türkiye’nin gelişen ülkeler arasında kırılgan yapısı ile anıldığını hatırlatalım. Sonuç olarak, Amerikan ekonomik verilerinde iyileşme ve güçlenen Dolar Türk Lirası’nı diğer gelişen ülke para birimlerine kıyasla daha fazla baskılıyor. Dolar/TL 3,05 üzerinde kaldığı sürece yukarı yönlü potansiyelini koruyor.  

    ***

    Hafta içerisinde açıklanan orta vadeli programda 2016 ve 2017 büyüme rakamları aşağı yönde güncelleme ile yüzde 3,2 ve yüzde 4,4 olarak açıklandı. 2016 senesinde ekonomik yavaşlama piyasa fiyatlamalarının içerisinde öte yanda enflasyonda geriliyor. Eylül ayında tüketici enflasyonu (TÜFE) aylık yüzde 0,18 yıllık yüzde 7,28 artış ile piyasa beklentileri altında kalırken yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 1,78 ile Nisan 2013’ten bu yana en düşük düzeyinde gerçekleşti. Çekirdek enflasyon göstergeleri H ve I endekslerinde yıllık enflasyon yüzde 7,56 ve 7,69 olarak açıklandı. Ekim ayında OPEC toplantısı sonrasında petrol fiyatlarında yükseliş ve kur etkisinin yanında mevsimsel faktörler enflasyonda yukarı yönlü baskı yaratabilir. Buna rağmen enflasyonda yıllık bazda devam eden aşağı yönlü trend ile TCMB sadeleştirme politikasına devam edebilir.

    ***

    Eylül ayı enflasyon rakamlarında olumlu gerçekleşmenin piyasa üzerindeki etkisi sınırlıydı. Önümüzdeki haftalarda dikkat edilmesi gereken konu Amerikan tahvil bono piyasasında yatay verim eğrisi ve faiz oranlarının seyri olacak. Küresel piyasalarda tahvil faiz oranlarının yukarı gitmekte zorlandığı bir ortam içeride 10 yıllık tahvil faiz oranlarını yüzde 9,50 bileşik seviyesinin altına taşıyabilir. Tahvil bono piyasasında düşen faiz oranlarının domino etkisi ile Türk Lirası üzerindeki baskıyı hafifleteceğini ve BIST100 endeksinde yukarı yönlü hareketi destekleyeceğini düşünüyoruz. Tarım dışı istihdam verisini beklerken haftanın sürprizi altından geldi. Eylül ayında iki kez 1306 ve 1307 dolar/ons’a kadar gerileyen ve bu seviyelerden toparlanan altın fiyatları bu kez satışlara yenik düştü. 27 Eylül haftasının derinlik raporunda fon ve küçük spekülatörlerin vadeli ve opsiyon piyasasında net uzun pozisyon miktarı 334 bin kontrat ile rekor 372 bin kontrattan uzaklaştı denemez. 11 Temmuz tarihinde altın fiyatları 1375 doları test ettiğinde piyasa 372 bin kontrat net uzun pozisyon taşıyordu. 27 Eylül tarihinde ki kapanış 1327 dolar ve net uzun pozisyon miktarı 334 bin ile rekor seviyelere yakın seyrediyor. Haftalardır güçlü dolara karşı direnen altında 04 Ekim seansında fonlar havlu atmış görünüyor. Muhtemelen önümüzdeki haftanın derinlik raporunda fon net uzun pozisyon miktarının belirgin bir ölçüde gerilediğine tanık olacağız. Altın fiyatlarının 200 günlük hareketli ortalama 1258 dolar altına yerleşmesi piyasadaki satış baskısının orta vadeye yayılması anlamına geliyor. Tarım dışı istihdam sonrası dolarda yükselişin hız kesmesi ile 1290 ardından 1303 dolar denemesi olabilir. Ancak 100 günlük hareketli ortalama 1310 dolar yukarı yönlü kırılmadan piyasada yükseliş potansiyelinin limitli olacağını söyleyebiliriz.

    ***

    Fiziki talep gören emtialar arasında önemli bir yer teşkil eden petrol piyasasına gelindiğinde, olumlu OPEC toplantısı ardından Amerika’da haftalık ticari stok değişim rakamlarında ham petrol stoklarında düşüşün fiyatlara pozitif yansıdığı görülüyor. 2016 sene başında son beş senenin ortalamasından uzakta olan stok rakamları son haftalarda yaşanan düşüş ile ortalamalara yaklaşıyor. Haftalık fon pozisyon değişimine bakıldığında ise artan fon net uzun pozisyon miktarı ve açık pozisyon miktarı (OI) ile petrol piyasası mükemmel bir kompozisyon sunuyor.  Mayıs 2015 Ocak 2016 düşüş hareketinin %61,8 Fibo direnç seviyesi 53,38 dolar/varil önemli direnç seviyesi olarak görünüyor. Bu seviyenin yukarı yönde kırılması ile petrol fiyatlarında yükseliş 59,50 dolar/varil’e kadar devam edebilir.

    ***

    Petrol fiyatlarında yükseliş Küresel Merkez Bankaları’nın enflasyon politikaları için de olumlu iken sonuçta herkes halinden memnun diyebiliriz. Kuşkusuz Amerikan Doları’nda şimdilik talep için sorun yaratmayan güçlenme sürecinin uzaması petrol de yükselişi baskılayabilir. Ancak şimdilik piyasa bu ihtimali fiyatlamakta isteksiz diyebiliriz. Sonuç olarak, yaklaşan Amerikan seçimleri ve ekonomik verileri önümüzdeki haftalarda piyasalardaki etkisini sürdürürken volatilite artabilir. Arz/talep dengesi ve kendi iç dinamikleri ile yön bulan emtiaların bu süreçte döviz piyasasına kıyasla daha öngörülebilir hareketler yapacağını tahmin ediyoruz.

     

Diğer Köşe Yazıları (3 köşe yazısı)