GES pazarının büyüklüğü ve profili




  • ENGİN DENİZ Köşe Yazıları
    • Köşe Yazısı
    • Okunma

    ENGİN DENİZ

    Dünya elektrik piyasaları üretim, iletim, dağıtım ve arz gibi temel unsurlardan oluşmaktadır. Elektrik enerjisinin diğer ticari ürünler gibi depolanamaması ve üretildiği anda tüketilmesi zorunluluğundan dolayı enerji piyasalarının oluşturulmasında ve işletilmesinde söz konusu temel unsurların iç içe olusunun göz ardı edilmemesi gerekmektedir. Kullanıcıların en verimli şekilde yararlanabileceği ve katılımcılar için fırsata dönüştürülebilecek elektrik piyasa modellerinin oluşturulması görüşü dünya enerji sektöründe benimsenmektedir. Bu yönde liberalleşen ve yeniden yapılanma süreci devam eden Dünya ve özellikle Avrupa enerji sektöründe; güvenilir ve daha fonksiyonel elektrik piyasalarının oluşturulması için üretim, iletim, dağıtım, ticaret vb. tekel şirketlerin ayrı ayrı yapılandırılması ve özelleştirilmesi yönündeki çalışmalara hız kazandırılmıştır.

    ***

    Güç üretim tesislerinde kullanılacak yakıt pilleri üretimi henüz ülkemizde yapılamamaktadır. Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu tarafından “Vizyon 2023 Teknoloji Öngörü Projesi” çerçevesinde hazırlanan Enerji ve Doğal Kaynaklar Paneli Raporu’na göre; Güneş Enerjisi kullanılarak elektrik üretimi ülkemizin ileri enerji teknolojileri alanında iddia sahibi olabilmesi, çevre kirliliğinin azaltılması sonucu yaşam kalitesinin artırılması, enerji sektörünün AB’nin çevre mevzuatına uyum süreci ve dışa bağımlılığının azaltılması açılarından önemlidir. İlgili teknoloji alanları; yarıiletken esaslı fotovoltaik göze teknolojisi, rüzgâr-güneş hibrid santral teknolojisi, organik pigment esaslı fotovoltaik göze teknolojisi, güneş-ısı dönüşüm paneli teknolojisi, güneş-hidrojen dönüşüm teknolojilerinden oluşmaktadır. Bu hedefin 2013-2017 döneminde gerçekleştirilmesi öngörülmektedir. Ülkemizin bu teknolojik faaliyet konusundaki mevcut durumu; araştırmacı potansiyeli ve Ar-Ge altyapısı açısından ‘zayıf’ ilgili temel bilimlere hâkimiyet açısından ‘yeterli’ firmaların yenilikçilik yeteneği ve rekabetçi firmaların varlığı açılarından ‘zayıf’ olarak değerlendirilmiştir. Dolayısıyla, bu teknolojik faaliyet konusundaki yeteneklerin; 2003-2007 döneminde ‘temel araştırma’ ve ‘uygulamalı ve sınai araştırma,’ 2008-2012 yılları arasında ‘temel araştırma,’ ‘uygulamalı ve sınai araştırma,’ ‘rekabet öncesi sınai geliştirme’ ve ‘sınai geliştirme’ ve 2013-2020 yılları arasında da ‘sınai geliştirme’ aşamalarıyla artırılması gereksinimi vardır.

    ***

    2011 yılı “Yenilenebilir Enerji Global Durum Raporu” verilerine göre, en çok dikkati çeken noktalardan biri ise Türkiye'nin yenilebilir enerji kaynaklarında güneş ile ısıtma sistemlerinde gösterdiği başarıdır. 2010 yılında eklenmiş güneş ile ısınma sistemlerinde Türkiye dünya çapında üçüncü sırada; kurulu ve işletimde olan kapasite açısından bakıldığında dünyada ikinci sırada yer almaktadır. Diğer yenilenebilir enerji kaynaklarında 2010 yılında eklenmiş kapasite ile Çin birinci sırada, kurulu haldeki yenilenebilir enerji kaynaklarında ise ABD ilk sırada bulunmaktadır. 2010 yılı Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi “Enerji Raporu”na göre değişik uygulama alanlarında şebekeden bağımsız şekilde çalışan güneş pili sistemlerinin toplam kurulu gücünün 3-5 MW dolaylarında olduğu tahmin edilmektedir. Şebeke bağlantılı bir PV sistemi henüz bulunmamaktadır. Güneş enerjisine dayalı CSP (güneş termal yoğun toplaç) teknolojileri kullanan bir uygulama da bulunmamaktadır. Küresel güneş pili (PV) pazarı, 2009 yılında 7,2 GW kurulu güç artışı ile dünya çapında 22 GW kurulu güce ulaşmıştır. Bu, şimdiye kadar yapılan en önemli yıllık kapasite artışıdır ve bir önceki yılın zor finansal ve ekonomik şartlarına rağmen oldukça etkileyici bir artıştır. 2017 yılında yıllık artışın %15, küresel kümülatif kurulu PV kapasitesinin %40 olması beklenmektedir. 20015 te Almanya en büyük pazar olup İtalya ikinci ve Japonya ile ABD bunları takip eden ülkeler olmuşlardır. 2017’da büyük ihtimalle Almanya en büyük pazar olacak; Güney Avrupa, Asya ve ABD‘de yeni pazarlar önemli ölçüde büyüyeceklerdir.

    ***

    Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) güneş pili (PV) ve yoğun toplaç (CSP)Teknolojileri Yol Haritalarına göre; 2050’ye kadar güneş elektriği, küresel elektrik üretiminin %20 ila %25’ini oluşturabilir. Bu önemli sonuç, IEA’nın PV ve CSP ile ilgili iki yeni çalışmasından elde edilmiştir. PV ve CSP’nin kombinasyonu, enerji güvenliğini sağlaması yanında 2050’de yılda 6 milyar ton CO2 emisyonu azaltılmasında önemli bir katkı sağlayacaktır. İkisi beraber 2050’de 9000 TWh enerji üretebilecektir. ABD’nin hedefi, CSP’yi artan bir şekilde kullanarak onu 2017’ye kadar ara enerji pazarında ve ileri teknolojiler kullanmak suretiyle sistem ve üretim maliyetlerini düşürerek 2020’ye kadar da ana enerji pazarında yarışabilir kılmaktır. PV teknolojisi ile ilgili alt program hedefi, 2015’e kadar şebeke bağlantısını sağlamaktır. Bu hedefe ulaşılması, güneş elektriğine ABD’de hızı ve önemli bir büyüme sağlayacaktır.

    -Güneş Enerjisi - Yoğun Toplaçlar: Avrupa'da kurulu kapasitenin 2017 yılında 500-1000 MW, 2020'ye kadar 20.000 MW olacağı beklenmektedir.

    -Güneş Kulesi: 10 MW halen işletmede, 16,5 MW inşa aşamasında, 17 MW geliştirme aşamasındadır.

    -Güneş Termal konusunda oldukça büyük gelişmeler kaydedilmiştir. İspanya ve Almanya başta olmak üzere 2007'de 24 milyon m2 kolektör alanından 2010'de 38 milyon m2'ye çıkmış olup 2016 sonunda 43 milyon m2'ye ulaşması beklenmektedir.

     

Diğer Köşe Yazıları (9 köşe yazısı)