Suriye’ye giriyor(muş)uz




  • HAKAN KANBER Köşe Yazıları
    • Köşe Yazısı
    • Okunma

    HAKAN KANBER

    Kısa bir süre önce Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, sınır ötesi askeri harekât yapılacağına dönük, çok çarpıcı bir açıklama yaptı. Türkiye’nin yoğun gündemi arasında, bu açıklama kaynadı gitti. Erdoğan, dedi ki; “Temizlik için hazırlık yapıyoruz.”

    Batıyı ikiyüzlülükle suçlayan Erdoğan’ın o kısa açıklaması, şöyle devam ediyordu:

    “Kilis'te yaşanan sıkıntılar sebebiyle sınırın diğer tarafını temizlemek için gerekli hazırlıklarımızı yapıyoruz. Ama henüz müttefiklerden, özellikle de bölgede silah gücü bulunan ülkelerden arzu ettiğimiz desteği alabilmiş değiliz. Kilis'i umursamayanı, Halep'i umursamayanı biz de umursamama hakkına sahibiz. Özellikle Avrupa Birliği organlarının ve kimi ülkelerin Türkiye'nin terörle mücadele konusundaki mevcut üslupları ve onların bu üslupları, tarzları karşısında ne müttefiklerle ne de ahlakla anlaşmaz yapısıyla anlaşmamız mümkün değil. Kendisi için hak gördüğünü, bizim için lüks gören, kabul edilmez bulanların yaptıkları işin adı açık söylüyorum ikiyüzlülüktür.”

    Takip eden birkaç gün içerisinde tık yoktu basında. Daha sonra medya mahallesinin yandaş sokağından iki gazetede oldukça büyük yer buldu bu açıklamalar. Hatta birisinde, birinci sayfadan “manşet altı” haber olarak görüldü.

    Başlığı bile kesindi: “Suriye’ye giriyoruz.”

    Kullanılan ara başlıklar da aynı kesinlikteydi: “Kendi göbeğimizi keseriz.” “Örgütün koridor hayali suya düşecek.”

    Hatta ara başlıklardan biri daha da fecaatliydi. Operasyonun içeriğini haber veriyordu: “4 adımda temizlenecek.”

    Hiçbir kaynağa dayandırılmayan bu kesin ifadeli başlıklara sahip haber; daha çok yorum/köşe yazısı türünden bir içeriğe sahipti!

    İlginçti… Çünkü haberin 5N 1K’sının esamisi okunmuyordu. Talimatla yapıldığı çok belli olan bir havası vardı. Haberde; çok kısa olarak Erdoğan’ın yukarıdaki açıklamalarına atıfta bulunuluyordu sadece.

    Sanırım, algı yönetimiyle kamuoyu hazırlanıyordu.

    İçeriğinden ziyade çarpıcı bir algı tekniğiyle yazılmış olan haberden birkaç satır şöyleydi:

    “…Türkiye, terör örgütlerinin yuvası haline gelen Suriye'nin kuzeyinde Azez-Cerablus hattının temizlenmesi için hazırlıkları tamamladı. Düzenlenecek büyük operasyon sonucu, bölge hem PYD hem de DAEŞ'li teröristlerden arındırılacak. Bölge yeniden inşa edilerek sivillerin kullanımına sunulacak.

    …Öncelikle, bölgeye havadan askeri operasyon düzenlenerek terör örgütlerine ait sığınak ve mühimmat depoları imha edilecek. Ardından kara güçleri süpürme operasyonuyla PYD'li ve DAEŞ'li teröristler bölgeden arındırılacak.

    …İkinci adımda ise terör örgütü PYD tarafından bölgenin etnik yapısını değiştirmek üzere başka bölgelere sürülen başta Arap unsurlar olmak üzere Kürt ve Ezidilerin evlerine dönmesi sağlanacak. …Üçüncü adımda da, mülteciler için yaşam alanları kurulacak.

    …Dördüncü adımda ise, teröristlerden arındırılan ve sivillere iade edilen bölgeden Türkiye'ye yönelik saldırıların önüne geçilecek.

    …Azez-Cerablus hattının temizlenmesi halinde, PYD'nin ‘koridor hayali' suya düşecek. Örgütün Akdeniz ile muhtemel bağlantısı kesilerek, kapsamlı mücadele için zemin oluşacak.”

    Demedi, demeyin.

    Bu, kerameti kendinde menkul haber bana çok şey anlatıyor. 14 yıllık akepe iktidarında, neden-sonuç ilişkisi kuramadığımız birçok uygulamayı, bu yollarla yaşadık.

    Birileri savaş tamtamları çalmaya başladıysa eğer üç vakte kadar bu iş olacak demektir.

    Hele de açıklama, ülkenin en yetkilisinin ağzından çıkıyorsa…

Diğer Köşe Yazıları (4 köşe yazısı)