Evlerimiz doğa düşmanı!




  • HAKAN KANBER Köşe Yazıları
    • Köşe Yazısı
    • Okunma

    HAKAN KANBER

    Evet, yanlış okumadınız… Evlerimiz, havayı sanayiden daha fazla kirletiyor! Yapılan araştırmalara göre, gündelik alışkanlıklarımızın bir sonucu olarak karbon salınımını artırıyoruz…

    Bunu nasıl mı yapıyoruz? Gündelik alışkanlıklarımız ile… Yaşam tarzımız, tahminlerin ötesinde hava kirliliğine neden oluyor. Bu konuda çok çarpıcı tespitler var.

    Türkiye’nin sera gazı envanteri verilerine göre, karbondioksit salınımına tarım sektörü yüzde 13, endüstri sektörü yüzde 21, ulaşım araçları yüzde 36 oranında neden olurken; evlerde tüketilen elektrik ve diğer enerji çeşitleri yüzde 30 seviyesinde etki ediyor… Yani, karbon salınımında evlerimiz; ulaşım araçlarından sonra ikinci sırada yer alıyor! Endüstriyi bile sollamış durumda evler…

     ARTIK YAZ-KIŞ AYIRIMI YOK

     Ülkemiz coğrafyasının önemli bölümünde “yazları sıcak ve kurak kışları ise soğuk ve yağışlı geçer” tanımı bile son yıllarda bu gerçekliğini yitirmeye başladı. Türkiye’de artık ne yazlar ne de kışlar tam anlamıyla yaşanabiliyor. Üstelik sadece Türkiye’de değil, dünya genelinde şimdiye kadar hiç yaşanmayan iklimsel olaylara, felaketlere tanıklık ediyoruz.

    Uzmanlar, artık küresel ısınmanın yalnızca “kutuplarda buzulların erimesi”nden ibaret olmadığını, küresel ısınmanın temel nedeni olan sera gazları salınımıyla ilgili olarak bütün kesimlerin bir an önce harekete geçmesi gerektiğini öğütlüyor.

    Yapılan araştırmalar, hava kirliliğine neden olan unsurların tahminlerin de ötesinde olduğunu, çok sayıda gündelik alışkanlığımızın, evlerde kullandığımız malzeme ve araçların, farkına varmadan karbon salım oranlarının artmasına ciddi katkı sağladığını gözler önüne seriyor.

     ÇEVRE BİLİNCİ

     Fosil yakıtların kullanıldığı bölgelerde ciddi şekilde sera gazı emisyonu artışı olduğu artık bilinen bir gerçek. Çevre bilinci olan herkes, mevcut alışkanlıklarını değiştirerek küresel ısınmayla mücadelede aktif rol oynayabilir.

    Ortada görünen tablo, konuyla ilgili toplumsal bilincin hızlı bir şekilde gelişmesi ve uygulamaya konulmasının aciliyetini sergiliyor. Bu bilincin oluşturulması aşamasında kamu, medya ve sivil toplum kuruluşlarına çok büyük görevler düşüyor. Tez elden, bütün toplum kesimlerinin taşın altına elini koyması elzemdir.

    Tarımdan sanayiye, kamudan özele, hatta tüm bireylere kadar herkes ve her kurum karbon salınımını azaltacak katkı sağlayabilir. Toplumsal bilinci yükseltmek isteyen tüm kişi ve kuruluşların, sağlıklı ve sürdürülebilir yaşam için atacağı her olumlu adımın büyük önemi var.

     ISINAN HAVALAR

     Soğuk kış günleri geride kaldı. İlkbahar da neredeyse bitiyor. Önümüzde, hava sıcaklıklarının iyice artacağı günler uzanıyor. Her yıl kış aylarında, birçok kentin üzerine adeta kâbus gibi çöken yoğun hava kirliliklerinin yaşandığı günleri unutmayalım. Mevsimsel olarak şimdiki sorunumuz; yaşam alanlarımızı soğutmak…

    Binalarda yapılacak izolasyonun yanı sıra elektrik ve su kullanımı konusunda duyarlı olmak, hem vatandaşın bütçesine hem de iklim değişikliğiyle mücadeleye önemli katkı sağlayacaktır. Uzmanlar, çok basit gibi gelse de enerji tasarrufu sağlayan A ve A+ ev aletleri ile ampullerin sera gazı azaltımı konusunda sanılandan çok daha fazla etkili olduğunu belirtiyorlar. Isınmada fosil yakıt kullanımından vazgeçilmesinin rolü ve önemini uzun uzun anlatmaya gerek dahi yok.

    Değiştireceğimiz ufak tefek gündelik alışkanlıklarımızın gelecek nesillere yaşanılabilir bir dünya bırakma adına büyük önem taşıdığını unutmayalım.

Diğer Köşe Yazıları (4 köşe yazısı)