Türkiyenin Tarım Hayvancılık Gıda Dergisi

İzmir’i Anguslar selamlıyor




  • HARUN UYSAL Köşe Yazıları
    • Köşe Yazısı
    • Okunma

    HARUN UYSAL

    Arap Baharı denilen “karakış” 2010 yılının sonundan itibaren sahneye konulduğunda, önemli turistik kentlere sahip olan Kuzey Afrika ülkelerinin limanlarına iç karışıklıklar nedeniyle turist gemileri yanaşmaz olmuştu. Bu dönemde, özellikle Mısır’a gitmek üzere programlanmış olan kruvaziyer gemiler, İzmir limanına yanaşıyor ve İzmir görmediği kadar turisti o tarihten itibaren ağırlıyordu.

    Tarihin cilvesine bakın ki Suriye bataklığı, çamurlarını sıçratınca ve çözüm süreci sona erdirilince terör belası Türkiye’yi de vurdu. İzmir’e 2016 yılında yapılması planlanan kruvaziyer gemi seferlerinin neredeyse tamamı iptal edildi. Nasıl ki 2011’den itibaren rotalarını Mısır’dan İzmir’e çevirdilerse, gemiler aynı gerekçelerle bu sefer de İzmir’den başka ülkelerin limanlarına çevirdiler. Ardından Rusya krizi ile birlikte turizm firmaları krize girmeye başladılar. Bu nedenle bir süredir bomboş olan İzmir limanı, geçenlerde hareketlendi. Ancak gemilerle gelenler bu sefer turist değil ithal sığırlar oldu. Esnafın şaşkın bakışları altında 3 gemi dolusu Angus cinsi sığır, limandan iç kısımlara doğru kamyonlarla hareket etti.

    Ne yazık ki ülkede yıllardır uygulanan yanlış tarım politikaları sonucu, bundan 30 sene önce bir kişiye iki hayvan düşerken, bugün iki kişiye bir hayvan düşüyor. Türkiye’de hayvan ölümleri gelişmiş ülkelere göre oldukça yüksek. Yılda 1 milyon 200 bin baş sığır kaybı oluyor. Bunun yarısının erkek olduğu düşünüldüğünde, Türkiye bir yılda yaklaşık 600 bin baş etlik danasını kaybediyor. Küçükbaşı da ilave edersek ülkenin yıllık hayvan kaybının neredeyse 3 milyon baş olduğu ileri sürülüyor. Şu anda tabloya baktığımızda bu durumu açıkça görüyoruz zaten. Hayvan pazarında bir dananın başında onu satın almak için üç kişi bulunuyor.  Bu durumda da hayvan pahalı oluyor. Et fiyatlarını etkileyen en önemli kalem de bu. Hayvan varlığını arttırmadan da bu durumun düzelmesi güç. Aracılar da fiyatların artmasında önemli rol oynuyor. “Üretici kazanmıyor-tüketici çok ödüyor”  modelinin değişmesi gerekiyor. Bunun yolu da kooperatifleşmeden ve üretici ile tüketiciyi yan yana getiren perakende modelinden geçiyor.

    Kooperatifçilik öncülüğünde kırsal kalkınmanın desteklenmesi gerekiyor. Bugün köylüler emeklerinin karşılığını alamıyorlar. O zaman da çocuklarının okuyup şehirlerde hizmet sektöründe çalışmalarını istiyorlar. Köylerde tarım yapanların yaşı 50’nin üzerinde. Bu insanlar da yaşlanınca tarımın geleceği ne olacak? Avrupa’da olduğu gibi köylerin hizmet alma anlamında kentleştirilmeleri gerekiyor. Dünya artık küçük aile işletmelerini destekliyor. Bu anlamda ithalat yerine Türkiye’de  çekirdek aile hayvancılık işletmeleri daha modern yöntemlere geçmeleri ve hayvan varlıklarını arttırmaları konusunda desteklenmeli.

Diğer Köşe Yazıları (4 köşe yazısı)