Pakistan üzerinden...




  • HARUN UYSAL Köşe Yazıları
    • Köşe Yazısı
    • Okunma

    HARUN UYSAL

    Dünya, terörün etkisiyle yavaş yavaş yaşanamayacak hale geliyor. Terörün “ne zaman, nerede, kimi, nasıl yakalayacağı?” belli değil.  Bombalar bir Fransa’da, bir Türkiye’de,  bir ABD’de, bir Belçika’da patlıyor. Terör kurbanlarına baktığımızda her yerde çocukları, anneleri, kadınları, erkekleri yani her kesimden masum sivil insanları görüyoruz.

    Bu nedenle kimden gelirse gelsin “ama”sız, “fakat”sız terörü lanetlemeli, teröre karşı hepimiz Parisli, Ankaralı, İstanbullu, Suruçlu, Brükselli olmalıyız.  Asla “oh olsun” dememeliyiz.

     Son zamanlarda terörün önemli hedeflerinden biri de yukarıda belirttiğim gibi Türkiye.  Bu yazıda gelinen noktayı Pakistan üzerinden değerlendirelim.

    Pakistan’ın kalabalık nüfusu, son derece güçlü ekonomisi ve ordusu vardı. Sonra Afganistan’daki Taliban Pakistan’a sızmaya başladı. Pakistan’a sızan Taliban’ın peşinden ABD Pakistan köylerini insansız hava araçları ile vurmaya başladı. Pakistan, Afganistan savaşına bulaştığı için büyük zararlar gördü ve bu yüzden felakete sürüklendi.

    Hava bombardımanları ya da terör eylemleri ile ölümler artmaya başladı. Pakistan artık Afganistan batağına batmış, Afganistan’dan terör ithal eden ülke konumuna düşmüştü.

    Pakistan’ın her tarafı Afgan mülteciler ile dolmuştu.

     Afganistan ve Pakistan sürecini çok iyi bilen Pakistanlı uzman İmtiaz Gül’ün kısa süre önce Cumhuriyet’ten Ceyda Karan’a yaptığı açıklamalardan Pakistan’a gelen mültecilerin kayıt altına alınmadığı, ülkenin her yanına yayılmalarına izin verildiğini öğreniyoruz.

    “Pakistan’ın sınır sorunu vardı, pek çok Afgan elini kolunu sallayarak gelip gidiyorlardı. Bugün bile 1,8 milyon kayıtlı mülteci ve en az 1,5 milyon da kayıtsızı var. Taliban Pakistan’da mülteci toplumunu kullandı ve sonuçları da feci oldu” diyor, Gül bu röportajda.

    Pakistan’ın bu başına gelenler acaba size hangi ülkeyi çağrıştırıyor? Yoksa yaşadığınız ülkeyi mi?

    Ancak yaşadığınız ülkedeki durumdan farklı olan gelişmeler de yaşanıyor bugün Pakistan’da. Bütün bu olumsuz süreçlere rağmen bugün Pakistan kabuğundan sıyrılmak istiyor. Terörle değil demokrasiyle anılmak istiyor. Böylece İslamcı terör örgütlerinin yaşattığı istikrarsızlık nedeniyle fakirleşen ülkeye yatırımcı çekmek istiyor.

     ABD’nin Washington Post gazetesine göre, muhafazakâr kökenlerden gelen Başbakan Navaz Şerif ihtiyatlı adımlarla ülkesini “liberalleştiriyor.”

    Şerif’in geçen yıl Kasım’da yaptığı bir konuşmada “yeni, daha liberal Pakistan” çağrısı yapması, ülkenin güçlü ulemasını şoka uğratmıştı. Yardımcıları Şerif’in batılılaşmayı kastetmediğini savunarak ortalığı yatıştırsa da hükümetin bu yılki icraatları İslamcıları fena kızdırdı. Ocakta İslam karşıtı videolar içerdiği gerekçesiyle YouTube’a getirilen 3 yıllık erişim yasağı kalktı.

    Velhasıl Pakistan liberalleşirken, Türkiye…

Diğer Köşe Yazıları (4 köşe yazısı)