Enflasyondaki gerileme




  • LİNA BAROKAS Köşe Yazıları
    • Köşe Yazısı
    • Okunma

    LİNA BAROKAS

    Yurtiçi piyasada, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Ağustos ayı enflasyon rakamları takip edildi ve aylık bazda yüzde 0,29 gerileyen enflasyon yıllık bazda yüzde 8,05 olarak gerçekleşti. Özellikle çekirdek enflasyonun yüzde 8,41’e gerilemesi ile piyasada Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) önümüzdeki dönemlerde faiz indirimini sürdürebileceğine dair ihtimalleri artırdı. Bunun üzerine TCMB zorunlu karşılık oranlarını tüm vade dilimlerinde 50 baz puan indirdiğini açıkladı. Rezerv opsiyonu katsayısı ise 0,1 puan artırıldı. Bu değişiklikler ile TCMB finansal sisteme yaklaşık 1,2 milyar Türk lirası ve 670 milyon ABD doları ilave likidite sağlanmayı hedeflemektedir. Yurtiçi piyasalar bu kararı olumlu karşıladı ve Dolar’daki değer kaybının da desteği ile Dolar/TL kurunda gevşeme devam etti. Fakat güçlü bir destek olan 2,9200 seviyesi test edilse de bu seviyenin aşağı yönlü kırmakta zorlanıyor. Yukarı yönlü fiyatlamalarda ise 2,9700 direnç seviyesinin çok güçlü olduğunu ve bunun üzerinde kalıcılık sağlanması için yeni bir hikâye gerektiğini belirtmek gerekir. Ayrıca geçtiğimiz günlerde Maliye Bakanı Naci Ağbal, gelecek dönem büyüme rakamlarının istenildiği kadar yüksek olmama ihtimalini gündeme getirdi. Bu hafta Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) tarafından açıklanan sanayi üretim endeksinin bir önceki aya göre yüzde 7 gerilemiş olması ve Ağustos imalat PMI rakamının da beklentileri karşılamaması da sayın bakanın sözlerini doğrular nitelikte gerçekleşti.

    DRAGHİ “ŞİMDİLİK” GEREKLİ GÖRMÜYOR

    Avrupa Merkez Bankası (AMB) piyasa beklentileri doğrultusunda faiz oranlarında bir değişiklik yapmadı. Politika faizi yüzde sıfır ve mevduat faiz oranı ise yüzde -0,40 olarak korundu. Varlık alım programını ise 80 milyar Euro olarak sabit bıraktı, programın bitiş tarihi olan Mart 2017 ile ilgili ise herhangi bir değişiklik yapılmadı. AMB yönetimi, enflasyon rakamlarında sürdürülebilir bir düzeltme olana kadar faizlerin düşük kalmasını beklediğini ve gerektiği takdirde varlık alımının belirtilen tarihin sonrasında da devam edebileceğini açıkladı. AMB Başkanı Draghi’nin negatif faiz oranlarının cari denge ve bankalar açısından olası olumsuz sonuçlarının farkında olduğunu ve buna rağmen gerektiğinde harekete geçmeye hazır olduklarını söyledi. Bu sene için büyüme hedefi yukarı yönlü revize edilirken, 2017 senesi için büyüme ve enflasyon hedefi aşağı yönlü revize edildi. Özellikle yapısal reformların hızlandırılarak büyümeye destek sağlanmasını ve faizlerin yarın yüksek olması için bugün düşük olması gerektiğini, ekonomideki ana aktörün genişleyici para politikası olduğunu belirtti. Anlaşılan “şimdilik” ek genişlemeyi düşünmeyen Euro Bölgesi, gelecek dönemde enflasyon ve büyüme hedeflerine ulaşmak için ileride genişleyici hamlelere devam edebilir. Yapısal reformlarına yapılan vurgu ile gelecek dönemde bir maliye politikasının gündeme gelmesi an meselesi olabilir. Diğer taraftan da İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başkanı Carney’nin konuşması takip edildi.  Brexit sonrası alınan kararlar ile ilgili memnuniyetini vurgulayan Carney, ekonomide toparlanmanın devam ettiğini belirtti.  Hatırlamak gerekirse, BoE faiz indirimi ve varlık alımı hamlesinde bulunmuştu. Carney İngiltere’nin resesyon riskinden uzaklaştığını söyledi fakat diğer üyeler de Brexit’in sonuçları atlatıldı demek için henüz erken olduğunu da ekledi. Merkez Bankası başkanları açıklamaları ile Euro ve Sterlin varlıkları için olumlu bir haftayı geride bıraktık.

    BAYRAM HAFTASI PİYASALAR

    Kurban Bayramı nedeni ile yurt içi piyasalar 4 gün boyunca kapalı olacak. Yurtdışı piyasalarda ise önemli veri akışı ile hareketlilik daha fazla olabilir. İngiltere Merkez Bankası’nın faiz kararı ve Euro Bölgesi enflasyon rakamları ön planda olacak. ABD tarafından ise enflasyonun öncü göstergesi olan perakende satışlar verisi ve daha sonrasında açıklanacak olan enflasyon rakamları ile FED imalat endeksi takip edilecek. Japonya sanayi üretimi verileri ile 3.çeyrek imalat koşulları, 20-21 Eylül’de gerçekleşecek Japonya Merkez Bankası toplantısından önce önemli olabilir. Çin sanayi üretimi verisi ise sert emtialara yön verebilir. 

Diğer Köşe Yazıları (3 köşe yazısı)