‘Sarıkız’dan nasıl para kazanılır?




  • MUSTAFA KAYMAKÇI Köşe Yazıları
    • Köşe Yazısı
    • Okunma

    MUSTAFA KAYMAKÇI

    Gazeteler, “Sarıkız” olarak adlandırılan patateste, bu yıl da üreticilerin zor durumda kaldığını bildiriyor. Adana’da 50 kuruşluk fiyatı protesto eden çiftçiler, tonlarca patatesi yola dökmüşler. İzmir’in patates ambarı Ödemiş’te de fiyatın 10-15 kuruşun altına düşeceği endişesi yaşanıyor.

    Kimileri bunun nedenini ihracatın kapalı olmasına ve tarımsal girdilerin pahalı olmasına bağlıyor.

    İhracat patates üreticileri için olumlu, ancak geçici bir çare.

    Asıl çözüm patates üreticisinin kooperatifleşerek patates sanayisini kurmasından geçiyor, bir başka deyişle katma değerin üreticide kalmasından başka çare yok. Daha açık anlatımla çiftçinin sanayici olması gerekiyor.

    KATMA DEĞER/KAR KİMDE KALMALI?

    Katma değer, bir üretim sürecindeki çıktı ile girdi arasındaki farktır. Örneğin; 10 TL değerinde hammadde alınsın ve 50 TL değerinde bir ürün elde edilmiş olsun. Burada girdi 10 TL, çıktı ise 50 TL'dir. 40 TL'lik fark, net katma değeri oluşturur. Bu katma değerin içinde, işyerine ödenen kira, işverenin paraya ödeyeceği faiz, işçiye ödenen ücret ve işverenin kârı vardır.

    Özetle net katma değer “kira + ücret + faiz ve kâr” toplamıdır. Net katma değere,amortisman ve üretim fiyatına giren dolaylı vergiler eklendiğinde ise “brüt katma değer” ortaya çıkar.

    Üretimin her aşamasında ürüne eklenen katma değer ne kadar çok olursa, çıktı ürünün pazar fiyatı da o kadar artar, aynı zamanda kâr da yükselir.

    Örneğin; bir üretici patatesi tarladan toplayıp tüccara satarsa çok az katma değere sahip olacaktır. Ancak kendi gibi üreticilerle bir olup bir patates fabrikası kurar ve patatesi, patates unu, patates cipsi ya da alkole işlerse patatesin katma değeri artar. Çıktı ürünleri bir marka haline de dönüştürülürse patatesin katma değeri daha da yükselir.

    Şimdi burada en önemli tartışma konusu, yaratılan katma değer içinde karın ne ölçüde bölüşüme tutulacağıdır.

    PATATES HAKKINDA NE BİLİYORUZ?

    Patates, en önemli karbonhidrat kaynaklarının başında gelmektedir. Patates yumrusundaki nişasta oranı %11 ile %24 arasında değişmektedir. Patates, besin sanayinde; cips, gevrek, çubuk kızartma, lapa, un, makarna gibi çeşitli şekillerde değerlendirilmektedir.

    Patates önemli bir endüstri hammaddesidir de. Örneğin; patatesten, nişasta, pudra, çocuk maması, tutkal, glikoz, dekstrin, lens ve özellikle ispirto, hatta votka gibi içkiler bile elde edilmektedir. Patates nişastası, tutkal-yapıştırıcı-ispirto-pudra yapımında da kullanılır. 

    Fabrika artığı patates posası da, hayvan beslenmesinde değerlendirilir. Ayrıca, patates işleyen fabrikaların yıkama suları ile birlikte, özellikle çayırlar sulanarak ot verimleri artırılır.

    ÇİFTÇİ SANAYİCİ OLMALI

    Çiftçi örgütlenerek sanayici olmadan patatesten para kazanamaz!

    Patates unundan örnek verelim;1 kilo patates için çiftçi eline geçen en düşük para 20-40 kuruş olsun. Patatesler, una işlenseydi, 1 kilo patates unu 7-8 TL. olarak pazarlanacaktı. Bilindiği üzere 5 kilodan 1 kg patates unu elde ediliyor. 5 kilo patatesin pazar fiyatı 1-2 TL arasında değişiyordu. Arada yaratılan katma değer farkı 7-8 kat.

    Bir başka örneği cipsten verelim. 4 kilo patatesten 1 kilo cips elde ediliyor. Üretici,4 kilo patatesi sofralık olarak pazarlarsa eline geçen para 80 kuruş ile 1,6 TL değişiyor. Buna karşılık, 50 gramlık cips fiyatı ise 1-2 TL, 1 kilo cips fiyatı ise 20 TL ile 40 TL. arasında değer buluyor. Bu duruma göre, sofralık patatese göre katma değer farkı, cipste 20-40 kat daha fazla.

    Patates cipsi pazarının 800 milyon dolar olduğu bildiriliyor. Diğer yanda, Türkiye her yıl yaklaşık 30.000 ton patates nişastası ithalatı yapıyor ve bu ithalat karşılığı yaklaşık 45 milyon dolar döviz sarf ediyor.

    Yazıyı sonlarken, Ödemiş patates üreticilerine soralım.

    Neden bir araya gelerek lisanslı depoculuğa siz egemen olmuyorsunuz?

    Niçin bir araya gelerek patates işleyen fabrikaları kurmuyorsunuz?

    Başka yol yok. Üstelik konu salt üreticiyi değil, ulusal ekonomi açısından da yaşamsal öneme sahip.

Diğer Köşe Yazıları (6 köşe yazısı)