Avrupa’da serbest gezmek




  • PROF.DR.ARİF ESİN Köşe Yazıları
    • Köşe Yazısı
    • Okunma

    PROF.DR.ARİF ESİN

    Haziran’da “Vizesiz Avrupa” hedefine kavuşmak için gerekli kriterleri yerine getirmek amacıyla, hummalı bir sürece girdik. 18 Mart Türkiye-AB Zirvesi’nde vizelerin kaldırılması için Haziran 2016 hedef tarih olarak belirlenmişti. Bu hedefe ulaşılabilmesi için, Vize Serbestliği Yol Haritasında yer alan 72 kriterin de Nisan sonuna kadar tamamlanması gerektiği belirtilmişti. Avrupa Komisyonu’nun ikinci değerlendirme raporunda Türkiye için 46 maddelik bir ev ödevi ortaya koyulmuştu. Nitekim bu kriterlerin yerine getirilmesine yönelik adımlar hızla atılmaya başlandı. TBMM’den konuyla ilgili yasalar ve yönetmelikler birbiri ardına geçiriliyor.

    Peki, bu reformlar bizleri nasıl etkileyecek? Gündelik hayatımıza ne gibi yansımaları olacak? Bu konuyu birkaç madde ile değerlendirmek istedik: Öncelikle vize serbestliği sadece yenilenen pasaportlar için geçerli olacak. Halen 7,7 milyon vatandaş Türkiye’de pasaport sahibi. Eski pasaportların yenilenmesi ve yeni çıkarılacak olanların AB standartlarına uyumlu parmak izi içeren temassız çipli olarak basılması gerekiyor. Vatandaşın cebinden biraz para çıkacak.

    Vize Serbestliği Yol Haritasında yer alan diğer bir kriter olan “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu” kabul edildi. Bununla kimlik bilgilerimizin ve sağlık, mali durum ve özel hayatımıza ilişkin bilgilerin isteğimiz dışında paylaşılması engellenecek. Veriler çalındıktan sonra iyi bir adım olacak!

    Meclis’ten 7 Nisan itibariyle geçen “Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu” Kanunu da vizesiz Avrupa için kriterlerden bir diğerini karşılamış oluyor. Bu Düzenleme ile artık her türlü ayrımcılık yasaklanıyor ve kanıtlanması halinde ayrımcılık uygulayana para cezası geliyor.

    Sınır kontrollerinin güçlendirilmesi ve Sahil Güvenlik Teşkilatının radar gibi ileri teknolojik teçhizatla görev yapmaları da vize serbestliği için öngörülen şartlar arasında yer alıyor. Bunun yanında, Entegre Sınır Yönetimi Koordinasyon Kurulu, Sınır Yönetimi Uygulama Kurulu ve Ulusal Koordinasyon ve Ortak Risk Analiz Merkezi’nin kurulması da planlanan önlemler arasında. Türkiye’nin öngörülen zaman içinde, Mayısa kadar gerçekleştirmeye çalıştığı bu koşulun yerine getirilmesi Türkiye’nin iç güvenliği açısından önemli.

    2013’te kurulan Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün kapasitesinin güçlendirilmesi ve Frontex gibi AB sınır ve göç ajansları ile işbirliği ve bilgi değişiminin artırılması ile yasadışı ve düzensiz göç kontrol altına alınacak. Bunun yanında, Türkiye, ülkelerinde savaş, iç karışıklık, zulüm ve baskıdan kaçan sığınmacılara uluslararası koruma sağlanmasında önemli adımlar attı. 2013’te kabul edilen “Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun Uygulama Yönetmeliği de 17 Mart’ta Resmi Gazete’de yayımlandı. Suriyeli sığınmacıların çalışma izni almaları sağlandı ve kamu hizmetlerine erişimleri, entegrasyonları ve eğitimleri yönünde önemli adımlar atıldı.

    Halen TBMM’de görüşülmekte olan Siyasi Etik Kanunu ile Siyasi Etik Komisyonu oluşturulacak ve milletvekillerinin konumlarını kullanarak kendilerine veya yakınlarına hediye veya menfaat sağlamaya yönelik davranışlarının önüne geçilmesi, yasama faaliyetlerinde açık ve şeffaf olunması ve kamu imkânlarının amacına uygun kullanılması için daha sıkı bir denetim mekanizması oluşturulacak. AB tarafından vize serbestliği için öngörülen Yolsuzlukla Mücadele Eylem Planı’nın yenilenmesi ve uygulamasının bağımsız bir kurum tarafından yapılması da yolsuzlukla mücadele açısından önemli bir kazanım olacak.

Diğer Köşe Yazıları (11 köşe yazısı)