Gümrük Birliği’nin yenilenmesi meselesi




  • PROF.DR.ARİF ESİN Köşe Yazıları
    • Köşe Yazısı
    • Okunma

    PROF.DR.ARİF ESİN

    Türkiye ve AB arasında yürürlüğe girdiği günden bu yana herhangi bir değişime uğramadan uygulanan Gümrük Birliği 2015 yılında 20’nci yılını geride bıraktı. Her ne kadar Gümrük Birliği başta Türkiye ekonomisinin yapısal dönüşümü olmak üzere, Türkiye ve AB arasındaki ticaretin gelişmesine büyük ölçüde katkıda bulunsa da bugün gelinen noktada hem Türkiye ve AB’deki dönüşüm hem de küresel ticaret sistemindeki değişikliklere cevap veremiyor.

    Gümrük Birliği’nin yapısındaki asimetrinin yanı sıra, bu durumun en temel nedenlerinden birini Gümrük Birliği’nin yalnızca sanayi ürünlerini ve işlenmiş tarım ürünlerini kapsaması oluşturuyor. Bilindiği üzere, Gümrük Birliği bugünkü kapsamıyla Türkiye ekonomisinin yalnızca yüzde 20’sini oluşturan bir alanı etkiliyor. Fakat tüm dünyada önemli bir ticaret kalemi haline gelen hizmetler sektörünün Gümrük Birliği’nin kapsamı dışında kalması, Gümrük Birliği’nin Türkiye ve AB arasında ticareti daha fazla geliştirebilme potansiyelinin altında kalmasına neden oluyor. Öte yandan, günümüzde AB’nin küresel hizmet ticaretinde lider pozisyona gelmiş olması ve dahası 2006 yılından bu yana üçüncü ülkelerle müzakere ettiği serbest ticaret anlaşmalarının (STA) hizmet ticaretini de kapsayacak şekilde tasarlanması Türkiye’nin AB ile olan ticari ilişkilerinde büyük bir ticaret sapmasına neden olmaya başladı.

    Özellikle 2013 yılında küresel hizmet ticaretinin lideri konumundaki AB ve ABD’nin hizmet ticaretini de içerecek şekilde Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı’na ilişkin müzakerelere başlaması üzerine, Türkiye de karar alma mekanizmalarına ilişkin hâlihazırda büyük bir asimetri içeren Gümrük Birliği’nin hem güncellenmesi hem de ticarete konu yeni alanların da dâhil edilerek genişletilmesi için çalışmalara başladı. 2014 yılının başında Türkiye’nin girişimiyle başlayan Avrupa Komisyonu ile görüşmelerin 2015 yılının Mayıs ayında tamamlanmasıyla Gümrük Birliği’nin güncellenmesine ilişkin anlaşmaya varıldı. 2017 yılının ilk çeyreğinde müzakerelere başlanmasına karar verildi. Gümrük Birliği’nin hizmetler sektörü, tarım ürünleri ve kamu alımlarını da kapsayacak şekilde güncellenmesi hiç şüphesiz Türkiye ekonomisi üzerinde büyük bir etkisi yaratacak.

    Bu doğrultuda, hizmetler sektörünün Gümrük Birliği’ne dâhil edilmesine ilişkin olası senaryolar ele alınırken Türkiye’de hizmetler sektörünün durumu inceleniyor ve Gümrük Birliği’nin hizmetler sektörünü kapsayacak şekilde genişletilmesinin Türkiye açısından sunduğu fırsatlar ve zorluklara ilişkin değerlendirmelerde bulunulması amaçlanıyor. Öte yandan, Türkiye ve AB arasında hizmet ticaretine ilişkin müzakerelerin hâlihazırda üyelik müzakereleri kapsamında ele alındığını unutmamak gerekiyor. Her ne kadar hizmet ticareti müzakereleri son dönemde Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ile gündeme gelmeye başladıysa da bu alandaki girişimlerin esasında Türkiye ve AB arasındaki ortaklık ilişkisinin kurulduğu yıllara dayandığını söylemek mümkün. Bu açıdan değerlendirildiğinde, Türkiye ve AB arasında 50 yıllık bir geçmişi olan ve 2005 yılından bu yana üyelik müzakereleri kapsamında devam eden hizmet ticaretine ilişkin müzakerelerin konunun bütününü kavrayabilmek adına hizmetlerin serbest dolaşımı çerçevesinde ele alınmasında fayda var.

Diğer Köşe Yazıları (11 köşe yazısı)