Türkiye Cumhuriyeti 65. Hükümeti




  • PROF.DR.İBRAHİM ATİLLA ACAR Köşe Yazıları
    • Köşe Yazısı
    • Okunma

    PROF.DR.İBRAHİM ATİLLA ACAR

    90 küsur yıllık Türkiye Cumhuriyeti’nin 65. Hükümeti geçtiğimiz Pazar günü güvenoyunu aldı. Devletin kuruluşundan bu yana, ortalama bir yıldan biraz fazla gerçekleşen ortalama hükümet dönemleriyle bugünlere gelindi. Siyasi iktidarlar ülke yönetiminde söz sahibi olarak nasıl bir program uygulayacaklarını TBMM’ye sunar, Meclis bu gelen teklifi ya onaylar ya da red eder. 

    Hükümet Programı bir tür iş listesidir. Yapılacakların yanı sıra gelir kaynakları dış ilişkiler ve uzun vadeli plan ve programlara, muhtemel hükümeti temsilen Başbakan dile getirir. Bu oylama “güven oylaması” olarak adlandırılır. Bugünkü Meclis yapısında çoğunluk, siyasi iktidar mensubu milletvekillerinden oluştuğu için güven oylamasının olumsuz çıkması beklenemez. Güven oylaması bir tür irade beyanıdır: “Önerilen bu hükümet programı/ iş listesi ve kabineye itimat edilir” anlamındadır. Sonuçta toplanan vergilerle oluşturulacak kaynakları yöneten bir iktidar olacaktır. İktidar bu kaynakları harcayarak hizmet oluşturacak ve bu kaynakları nasıl kullanacağını da TBMM’de de milletvekillerinin huzurunda açıklayacaktır. Bu güven oylaması işlemi sonrasında hükümet için süreç başlamıştır. Yeni hükümet kurulana kadar yönetim sorumluluğu da siyasi iktidardadır. Sayın Başbakan konuşmasına 2023 vizyonu ile başladı. Konjonktürel gelişmeler ile dünyanın içinde bulunduğu belirsizlik ve karmaşa ortamına dikkat çekerek, “reformların ve devlette devamlılığın” önemine vurgu yaptı. Gelecek konusunda çocuklarımız ve gençlerimiz ifadesi ile yarının Türkiye’si vurgusu yaptı.

    Sonuçta  “daha özgür, daha rekabetçi ve insan odaklı bir anlayış” içerisinde refahını daha adil paylaşan bir Türkiye idealine ulaşmak ise soyut bir hedef olarak vurgulanmıştır. Reformların konu başlıkları ise 6 temel alanı hedef almıştır. Bunlar; 

    Demokratikleşme ve adalet, 

    Eğitim,

    Kamu yönetimi,

    Kamu maliyesi,

    Reel ekonomide köklü değişim,

    Öncelikli dönüşüm programları

    Bu itibarla hükümet programının önceki Ak Parti programlarından çok farklı olmadığı söylenebilir. Başbakan Yıldırım bunu doğrularcasına, İçerideki hedefler siyasette istikrar-güvenlik, ekonomide ise kalkınma-büyüme olarak ifade etmiştir.

    Güneydoğu ve özellikle terör konusunda yeni kabine ve Başbakanın da öncelikli çözülmesi gerekli alan olarak gördüğü bir gerçektir. Hedef güvenliğin sağlanması yönündedir. Şehirlerin altı köstebek yuvasına çevrilirken, evlere silah ve mühimmat yığınağı yapılırken sesini çıkaramayan bölge halkı bundan önemli ölçüde zarar görmüştür. Şimdi teröristle sıradan halkı birbirinden ayırmak gerekmektedir. Terörist faaliyetlerin ilk dönemlerinden beri söylenegelen eli, “gündüz çapalı gece silahlı” söylemi bugün daha fazla gerçekçidir.  Normal vatandaşın hükümetin ortaya koyduğu öncelikler sıralaması ile bir sorunu bulunmamaktadır. AK Parti halkın üzerindeki tehdit ve terör belasını çözmeden bu sorunu çözemeyecektir. Dış politika konusunda AB ‘nin zigzaglı politikası endişe vericidir. Rusya ile sıcak mesajların devamının gelmesi umulmaktadır. Suriye konusunda kırmızı çizgiler belirtilmiş, çatışmalara uzak kalınma niyeti açıklanmıştır. Bölücü terörün Suriye’deki unsuru PYD ‘nin ABD ile işbirliği şimdilik endişe verici bulunsa da takip altındadır.

    Başbakan Binali Yıldırım’ın konuşmasının vurgularına bakıldığında bütün konuşmasında en fazla, 49 defa güven ve yatırım ifadelerini kullanarak ve ikinci olarak da 37 defa Ar-Ge, eğitim, teknoloji ve projeden söz ederek dönemin ipuçlarını vermiş bulunmaktadır. Kalkınma, büyüme ve istikrar kelimesinin bütün bir konuşma içindeki payı 25’er defa vurgu yapılmıştır. Gelecek dönem yatırımlar ve projeler dönemi olacaktır. Bunun önündeki en önemli engel ülke içinde güvenliği tehdit eden unsurlardır. Hükümet bunun farkında ve o doğrultuda bir program ortaya koymuştur.

Diğer Köşe Yazıları (11 köşe yazısı)