Türkiyenin Tarım Hayvancılık Gıda Dergisi

Maça gitmek yasak!




  • YİĞİT CAN TÜRKERİ Köşe Yazıları
    • Köşe Yazısı
    • Okunma

    YİĞİT CAN TÜRKERİ

    Sporu ve özellikle de futbolu yakından takip edenlerin bildiği gibi bu hafta sonu İstanbul’da bir derbi heyecanı yaşanacak. Beşiktaş JK ile Galatasaray SK Vodafone Arena’da ilk kez bir derbi maçı oynayacaklar.

    ***

    Uzun yıllardır futbol müsabakalarında uygulanan rakip takım seyirci yasağı sürpriz bir karar ile kaldırıldı.

    Kendi başına bir sektör haline gelen ve milyarca liranın döndüğü düzenin en önemli olgusu seyirciyi müsabakalara almamak, fazlası ile manidardır. Yasakların hiçbir işe yaramadığını tam tersine suça teşvik ettiği de ayrı bir gerçeklik olgusu olarak karşımızda durmaktadır. Aslında her şey bir yasakla başladı. İyiliğin ve kötülüğün bilgisini taşıyan ağaçtan, yasak meyveyi yiyen Adem ile Havva, cennet bahçesinden kovuldular ve şu an yaşadığımız mükemmellikten uzak dünyaya düştüler.

    ***

    İnsanlığın tarihçesi, Kuran’a, İncil’e ve Tevrat’a göre bir yasağın delinmesiyle başlar. Dolayısıyla yasaklar, insanın bu dünyada varoluş sürecinin başlangıç noktasıdır.

    ***

    “Yasaklar delinmek içindir” diye geçiririz içimizden hayata daha isyankar ve düzen-sevmez bir bakış açısıyla baktığımızda. Kimimiz de yasaklara harfiyen uymaya çalışırız. Ama içimizde derinlerden bir ses, kırmızı ışıkta geçmenin, girilmez bölgeye girmenin ve yasaların tersine gitmenin hazzının başka bir yerde olmadığını fısıldar bize. Sanki o zihin fısıltısı Adem ile Havva’yı yoldan çıkaran ve yasak meyveyi yemeye ikna eden yılan gibidir. Koynumuza sokulur bazen ve bizi ikilemde bırakır, kendi kendimize sordurur: “Acaba yapsam mı?”
    ***

    Burada önemli olan insanın kendisini ve kapasitesini bilmesidir. Sürü psikolojisinde hareket etmemektir. Orta yaş grubunda bulunan herkesin hatırlayacağı gibi 20-30yıl öncesine kadar İstanbul’da tek bir stad varken, rakip taraftarlar yan yana maçlar seyreder, maç çıkışı evlere sohbet ederek geri dönerlerdi.

    ***

    Tüketim ve bencillik dünyasında sadece “ben” odaklı olmamak ve karşımızdakinin de değerlerine, sevdiklerine ve kişiliğine saygı duymamız gerekmektedir. İşte o zaman taraftardan önce insan olmayı öğrenir, yasaklarla yaşayan ve korkutulan bir toplumdan, muasır medeniyetler seviyesine ulaşmış oluruz.

    ***

    Hepinizi iyi seyirler… Hak edenin kazandığı ve iyi oynayanın alkışlandığı bir maç dilerim.

Diğer Köşe Yazıları (5 köşe yazısı)