Futbol ekonomisi




  • YİĞİT CAN TÜRKERİ Köşe Yazıları
    • Köşe Yazısı
    • Okunma

    YİĞİT CAN TÜRKERİ

    31 Ağustos Çarşamba gecesi saat 00.00 itibari ile Türk takımlarının yaz dönemi transfer süresi bitti.
    Futbola tutku ile bağlı taraflar için uykusuz geceler, bekleyişler ve tanımadığı birinin aldığı ücretler üzerine saatler süren sohbetlerin sonuna gelindi.
    Ekonomimiz birçok negatif olaydan etkilenip çalkantılı bir dönemini yaşarken, bu haftaki yazımda yeşil sahalara inip biraz da futbol ekonomisinin nabzını tutmak istedim.
    ***

    Bildiğiniz gibi tüm takımların özellikle de 4 büyüklerin borçlarının “1,5 milyar lirayı aştığını” söylersek abartmış olmayız.
    Çok değil bundan 10-15 yıl önce bu kulüplerin borçları hiç yok denecek kadar azken bu hale nasıl gelindi?

    “Devlet desteği olmadan daha ne kadar yollarına devam edebilirler?” inanın cevap vermek çok zor…

    ***

    Ülkemizdeki plansız para harcama politikasını geç de olsa fark eden UEFA, futbol kulüplerimizin başına Finansal Fair Play (FFP) denilen denetim sistemini getirdi. İyi ki de getirmiş. Önce; tüm mali verileri detaylı inceledi. Bu sistemde sorun yaşayacak olanları uyardı, uyarıyı dikkate almayan kulüplerimizi Avrupa kupalarından men etti. Bu seneki yaz transfer dönemi herkes için çok zor geçti. Çünkü başkanlar için “lale devri” bitmişti. Magazin dergilerinden ya da menajerlerin kataloglarından mal seçer gibi, futbolcu seçip, getirme dönemi çoktan geride kalmıştı.
    Hepsi bu yaz hesap uzmanı oldu. Aslında olması gerekende buydu. Genel Kurul tarafından seçilen başkan ve yöneticiler kendi paralarını değil temsil ettikleri camiaların paralarını harcamaktadırlar.
     

    ***

    Bir örnek vermek gerekirse; geçtiğimiz yılların sadece transferde şampiyon olabilen takımı Beşiktaş JK, transfer döneminde akılcı hamleler yaparak daha şimdiden 2017 Ocak ayındaki ara dönem transfer süresi için kasasına 4.3 milyon Euro’yu koydu.
    Bu örneklerin aynılarını Fenerbahçe SK ve Galatasaray SK için de verebiliriz. Sadece yaz döneminde takımların transfere harcadıkları rakam 38.5 milyon Euro’yu geçmektedir.

    Rakamın büyüklüğü, neden futbolun milyonları peşinden sürüklediğini ve dünya ekonomisinde sanayiden sonra en önemli sektör olduğunun ispatıdır.


    ***

    İş dünyasında başarılı tüm şirketler alanında başarılı ve tecrübeli kişiler ile çalışıyorsa, gelişen endüstriyel futbolun da gerekliliği olarak kurumsallaşma ve profesyonelleşme şart olmuştur.
    Ülkede insanların “yegâne ortak yan” olarak ilgilendiği spor olan futbolun en üst kademesinden en alt kademesine kadar bilgili, başarılı ve en önemlisi futbolun içinden gelen kişiler tarafında yönetilmesi gerekmektedir. İşte o zaman izlemekten zevk duyduğumuz Avrupa futbolu ile yarışır hale gelebiliriz. 

Diğer Köşe Yazıları (5 köşe yazısı)